Mustafa Taha Dağlı

Mustafa Taha Dağlı

07 Kasım 2016, Pazartesi

Derin Kaygı

Amerikalı sözcüler, AB liderleri, Batı dünyasının tamamından gelen ortak bir ses vardı, "derin kaygılıyız".

Derin kaygının nedeni PKK terör örgütünün siyasi organı haline gelen, PKK terör örgütüne ve onun uzantılarına sırtlarını yasladıklarını kameralar önünde meydan okurcasına ilan eden, HDP'liler hakkında başlatılan hukuki süreçti.

Amerika, Almanya, Fransa, vs hepsi birden ayağa kalktı.
Hepsi başkentlerini bu terör örgütü mensuplarının propaganda alanı haline getirmelerine izin verdi.

Aynı Batı ülkeleri, PKK'nın terör saldırılarında ne demişti, hatırlayan var mı?
Onlarca askerimiz, polisimiz, sivilimiz şehit edilirken gıklarını çıkarmadılar. Hangi terör saldırısından sonra derin bir kaygı duyduklarını, kınadıklarını belirten açıklama yaptılar, hangisinde?

Şu açık ki Batı ülkeleriyle PKK terör örgütü arasında artık gizlenmeyen açık bir ilişki var. PKK'nın ABD ve AB'nin terör örgütü listesinde yer alması ise formalitenin ötesine geçmiyor.
Zaten geçse aylardır hemen hemen her gün değişik bir Avrupa ülkesinin şehirlerinde PKK'lıların HDP bayrakları, Öcalan posterleri, PKK paçavralarıyla terör propagandası yapmalarına ses çıkarırlardı, çıkarmadılar, meydan ve salon tahsis ettiler, polislerini o teröristleri güvenliğini sağlamakla görevlendirdiler.

İşte bu nedenle HDP ile ilgili başlayan bu süreçte Amerika'nın veya AB'nin derin kaygı içine girmesi önemli, demek ki bu durumdan bir hayli canları yanmış.

Şu kesin bilgi, Türk halkı artık çok net bir biçimde biliyor, Amerika veya AB, Türk halkının hayrı için değil şerri için çabalıyor.

Öyle olmasa 15 Temmuz'da sus pus olurlar mıydı?
Katliamla, işgalle gelen terörist darbe girişimi karşısında bile tek kelime etmeyen ABD ile AB, neden şimdi terör destekçileri hapse giriyor diye, kıyameti koparıyorlar?
Türk halkı bunu anlamıyor mu sanıyorlar?

Terör örgütünü, onun yaptığı saldırıları kınama, terör örgütüne operasyon yapılınca derin kaygı duy.
Bugün HDP meselesine sert tepkiler gösteren Amerikalılarla, Avrupalıların yaptığı, Türkiye'nin içişlerine müdahale girişimidir.

Bugün HDP ve PKK diye inleyen Amerika ve Avrupa Birliği, Suriye'de insanlar açlıktan ölüme terk edilirken, Şam rejimi 5,5 yıldır koca bir ülkeyi kan gölüne çevirirken, tek bir şeyin hesabını yaptı, aman oradan kaçanlar bizim ülkelerimize gelmesin.

Sırf Suriyeliler gelmesin diye Esat rejimi gibi o insanları Akdeniz'de, Ege'de ölüme terk ettiler.
Suriye'deki şiddeti isteseler bitirirlerdi, onu da bitirmediler aksine yanan ateşe sürekli odun attılar.

Irak'ta da aynısının peşindeler.
Bugün ABD, HDP meselesinden derin kaygı duyuyor ya, Musul'da 1 buçuk milyon sivil Sünni Arap ve Türkmen katledilsin diye oraya PKK, Haşdi Şabi gibi terör timlerini gönderiyor, bu katliamları engelleyecek tek güç olan Türkiye'yi de Musul'dan mümkün mertebe uzak tutmaya çalışıyor.

Batı dünyası bu iki yüzlü politikayı, Suriye'ye, Irak'a, Libya'ya, Filistin'e uyguladı ve hepsinde başarıya ulaştı ama Türkiye'de ne yaptıysa geri tepti.

Kusura bakmasınlar ama ABD ile AB'nin iki yüzlü politikalarının son kullanma tarihleri geçti. Bu durum sürdürülebilir bir durum değildi, tükenmeye mahkumdu çünkü bunca yalanlarla dolu bir politika günün birinde mutlaka iflas edecekti, işte artık iflas etti.

Türkiye artık ABD'nin yalanlarını yüzlerine vurabiliyor, onların yalan vaatlerine bırakın inanmayı, B ve C planlarıyla karşılık verebiliyor.
Türkiye doğru yolda ilerliyor, bağımsız yolda ilerliyor, onların duydukları endişe ve kaygı, bizim zaferimizdir.

veya